teapot izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teapot izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2018 Pazartesi

Tatilde Çay



Haziran ayıyla birlikte tatil hazırlıkları iyice hızlanmaya başlıyor. Tüm yıl boyunca koşturmacalı hayatlarımızda adeta bir şarj olma dönemi oluyor tatil hepimiz için.

Tatil eğlence demek, dinlenmek demek ama bazen de biraz beslenme ve uyku dengemizin de değiştiği bir dönem olabiliyor. Tatil demek çaylara ara vermek değil ama kesinlikle. Yanınıza alacağınız 2-3 çeşit çay ve kağıt filtre veya süzgü ile çay keyfinize tatilde de devam edebilirsiniz. Peki hangi çayları tercih edelim?

Gün içinde o lezzetli yemeklerin oranını biraz fazla kaçırdıysak hem midemizi rahatlatacak hem de bize dinçlik verecek karışımları tercih etmeliyiz. Oolong çayı güçlü antioksidan etkisiyle vücuttan zararlı toksinlerin atılmasına yardımcı olur. Ayrıca kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosfor yönünden zengindir. Metabolizma hızını yükselten Oolong çayı yakılan kalori miktarını arttırarak kilo vermenize yardımcı olabilir. Etkili bir ödem atıcı olarak sindirim sisteminizi rahatlatır. Oolong çayımızı sıcak havalarda soğuk olarak da lezzetli bir şekilde içebiliriz. Sade olarak veya Milk Oolong çeşidi tercih edebilir. Sadesini kuru meyvelerle daha fresh bir hale getirebilirsiniz.

Tatildeyken hücrelerimiz de yenilenmeye devam etsin istiyorsak beyaz çay çeşitlerini tercih edebiliriz. Sindirim sistemine de olumlu yönde destek olan beyaz çayın farklı çeşitleriyle tatilde de çay keyfine devam edebiliriz. Akşam yemeğinden sonra rahatlıkla içebilir, içine koyacağımız melissa yaprakları ile hareketli geçen bir günün ardından kendimizi rahatlatarak daha verimli bir uyku saati yaşayabiliriz. Tatil günlerinde bir sonraki güne de enerjik uyanabilmek için güzel bir uyku çok önemli.

Yeşili ve farklı doğası bol bir yere tatile gidiyorsak ve biraz da alerjik bir bünyemiz varsa, kesinlikle Rooibos çayımızı almayı unutmayalım. Vitamin ve antioksidan oranı çok yüksek olan Rooibos çayının başka bir harika özelliği de antihistaminik özelliği ile alerji döneminde çok faydalı olmasıdır. Hiç kafein içermediği için çocuklarımıza da özellikle soğuk olarak hem sağlıklı hem lezzetli bir içecek seçeceği olabilir. Sıcak demledikten sonra buzla soğutup hatta içine meyve parçaları da koyarak hazırlamak gayet kolaydır.

Hem hazırlaması kolay hem de valizde en az yer kaplayan eşya olarak içmeyi sevdiğiniz çayları yanınızdan eksik etmeyeceğiniz harika tatiller diliyoruz.

2 Nisan 2018 Pazartesi

Merhaba Nisan



Hoşgeldin Nisan! Baharın kendisini tam anlamıyla hissedememiş olsak da , Nisan ayı demek bahar geldi demek aslında. Havalar bir serin bir ılık, bir yağmurlu bir güneşli yani tam da bizlerin ruh durumları gibi değişken.

Peki içinde bulunduğumuz durumlara göre hangi bitki çaylarından destek alabiliriz?

Lavanta çayı uykusuzluk problemi olanlar için mükemmel bir çözümdür. Kan devrini ve sinir sistemini yavaşlatarak sakin bir şekilde uyumaya teşvik eder. Sade olarak içebileceğimiz gibi beyaz çay, yeşil çay veya siyah çayımıza bir çay kaşığı koyabiliriz.

Papatya çayının stres ve endişeli durumlarla başa çıkmakta önemli etkileri olduğu birçok araştırmada yer almaktadır. Kan akışını hızlandırarak beynin stres hormonları üzerindeki yatıştırıcı etkisini artırır.

Vişne çayı, lavanta çayına benzer bir etki ile metabolizmayı yavaşlatarak dinlenmenize yardımcı olur.Vişneli siyah çayımız güzel bir alternatif olabilir.

Nane çayı duygusal yönden yorgun bir dönem geçiriyorsanız bunu atlatmanıza yardımcı olur.Stres azaltıp sakinleştirmede etkilidir.

Limonotu çayı ile doğal yollarla depresif halinizden uzaklaşmanın keyfini sürebilirsiniz. İçeriğindeki bileşenler sayesinde rahatlatıcı ve sakinleştirici etkiye sahiptir.

Çayınıza koyacağınız birkaç parça zencefilden enerjinizini yükseltmek için destek alabilirsiniz. Sinir hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olurken, sinirsel hastalıklardan koruyucu özelliği vardır.

Masala çayı serotonin salgısı sayesinde stresli saatler için güzel bir alternatiftir. Masala, baharatlardan oluşan karışımlara verilen isimdir. Bu baharatlar tarçın, zencefil, karanfil, yıldız anason ve kırmızı karabiberdir ve istenilen çay çeşidine ekleyip kendi masala karışımınızı yapabilirsiniz. Chai Masala ve Rooibos Chaiçaylarımızı inceleyebilirsiniz.

Turunç ağırlıklı çayların da rahatlatıcı etkisi vardır. Hem kokusu hem tadıyla portakal, bergamot veya limon kuruları ile çok lezzetli karışımlar yapabilirsiniz.

Yeşil çay, meditasyon sırasında beyne ulaşan dalgalara benzer alfa beyin dalgaları yayarak, hızlı bir rahatlama sağlar.

Tabiki daha birçok bitki var destek alabileceğimiz. Bilinçli bir şekilde tüketmek ve riskli durumlarda bir doktora danışarak tüketmek her zaman en önemli unsurdur.
🌸

10 Aralık 2017 Pazar

Siyah Çay






Daha önceki yazılarımızda beyaz çay ve yeşil çayla ilgili kısa bilgiler vermiştik. Şimdi sıra siyah çayda. Kahvaltı sofralarımızın ve dost sohbetlerimizin vazgeçilmezi siyah çay ülkemizde de aynı dünyadaki gibi sudan sonra tüketilen en popüler içecek.

Çay bitkisinden elde edilen siyah çay üretiminde, Soldurma, Kıvırma, Oksidasyon, Kurutma ve Tasnif işlemleri uygulanır. Bu kadar çok işlemden geçen çay bitkisi tabi ki son işlemlerden sonra yeşil yapraklıdan siyah yapraklı bir çaya dönüşüyor.

Soldurma kısaca; sıcak hava ile suyu buharlaştırılarak azaltılan çay yaprağının, fiziksel olarak kıvırma işlemi için uygun hale dönüştürülme işlemidir.
Kıvırma; solmuş çay yaprağının ezilmesiyle hücre öz suyunun kıvrılmış yaprak yüzeyine yayılması ve oksidasyonun başlaması işlemidir.
Oksidasyon ile siyah çayda istenen renk, burukluk, parlaklık, koku ve aromanın oluşması sağlanır.
Kurutma; kıvrılmış ve fermente olmuş çay yaprağının, fırınlanarak nem oranını %2-4 seviyelerine indirme  işlemidir.
Tasnif; fırınlanan çayların standardı belirlenmiş eleklerden geçirilmek suretiyle incelik, kalınlık ve kalitelerine göre ayrılma işlemidir.

Her ne kadar burda böyle çok kısa olarak özetlesek de her bir işlem kendi içinde alt işlemlere sahiptir ve zaman alan uygulamalardır. Tabii ki bu kadar işlemden geçince çay bitkisinin sahip olduğu antioksidan oranı düşüyor ve kafein oranı artıyor. İşte tam bu sebepten ötürü siyah çay zindelik ve enerji veren bir çay çeşidi oluyor. Çok işlemden geçmesi tüm yararların gitmesi demek değil sadece daha azalmış olması demek. Siyah çaydaki tein aslında kafeinin bir çeşididir ve beyindeki yorgunluk hissiyle baş etmede etkili bir yardımcıdır. Gerilim ve endişeyi azaltmaya yardımcıdır.

Çay bitkisi yetiştiği yöreye göre farklı aromalara sahip olan bir bitkidir. İklim, toprak yapısı, yakınlarda yetişen diğer bitkilerin özellikleri vb. gibi faktörler neticesinde farklı yörelere ait siyah çaylar mevcuttur. Hindistan’da yoğun bir siyah çay üretimi vardır. Seylan, Assam, Darjeeling çaylarının hepsi siyah çay olmasına rağmen damakta bıraktıkları tat birbirlerinden çok farklıdır. Çin’in Yunnan çayının Keemun çayından farklı olması gibi. Kiminin daha yumuşak kiminin daha sert bir aroması vardır. Damakta bıraktıkları aroma farklıdır. Bu da çay deyip geçmemek gerektiğini gösteren kanıtlardan biridir aslında. Faydaları ortak olsa da bir yudumun ardından bıraktıkları lezzetlerle farklılıklar sunarlar siyah çay çeşitleri.

En güzeli farklı yörelerin siyah çaylarını kendimizin deneyimlemesidir. Böylece farklarını hissederek daha iyi anlayabiliriz. Çeşidi, yöresi her ne kadar farklı olsa da tek ortak nokta çay bitkisinin sunduğu sağlıklı ve keyifli yönleridir. Hepimiz için bol keyifli bir hafta olmasını diliyoruz.

kaynakça : birizbiz.com

5 Kasım 2017 Pazar

Çay Kültürleri



Yüzyıllar öncesinde Çin’de keşfedilen çay bitkisi, şimdi ne kadar çok ülkede ve ne kadar farklı çeşitlerde içiliyor değil mi? Çin çayı, Japon Çayı, Fas Çayı, Türk Çayı ve daha onlarcası. Aslında içilen bitki ve yapılan çay keyfi her ne kadar ortak olsa da her ülkenin kendi kültürü doğrultusunda bir çay ritüeli oluşmuş.

Çin, çayın ve çay kültürünün doğduğu ve burdan bütün dünyaya yayıldığı yerdir, kendi kültürlerine özgü çay evlerine ve farklı çay çeşitlerinin elde edildiği çok geniş çay tarlarlarına sahiplerdir. Misafirlere çay ikram etmek bir gelenektir. Halkın sevdiği çay, bölgelere göre değişir. Her bölgenin de kendine özgü çay demleme yöntemi vardır. Çeşit çeşit çayın satıldığı pazarlar ve çay dükkanlarında insan kokular ve farklı aromalar içinde kendini kaybedebilir gerçekten de.

Japonya’da çaya bir sanat olarak ayrıca değer verilir, çay seremonileri çok özeldir. Çayın felsefesi ayrı bir öneme sahiptir. Özel çay evlerinde gerçekleştirilen seremonilerde öncelikli olan konukları en uygun ve en zarif bir biçimde ağırlamaktır. Farklı çay varyetelerine sahip oldukları için Japon çaylarının yaprakları ve aromaları Çin çaylarına göre daha farklıdır, ağırlıklı olarak yeşil çay içilir. En popüler çaylardan biri olan matcha çayı yüksek sağlık özellikleriyle de birçok ülkeden tercih edilmekte ve çırpma yöntemiyle hazırlanmaktadır.

Çayla 17.yüzyılın sonunda sömürgesi Hindistan vasıtasıyla tanışan İngilizler için çay, zamanla çok popüler bir içecek oldu. Çayın ilk başlarda pahalı olması, yaygın bir içecek olmasını engelledi. Bu da çayı üst düzey toplantılara özgü bir şölen, prenslere ve asillere ayrılmış bir hediye haline getirdi. En çok tercih edilen çay bergamot esansı ile harmanlanarak hazırlanan bir siyah çay çeşidi olan Earl Grey’dir ve çayın yanında genelde süt de sunulur. Akşamüstü yapılan beş çayı buluşmaları İngiltere’de ayrı bir gelenek haline gelmiştir.

1900’lü yıllarda tam anlamıyla çay üretimi ile tanışan ülkemizde de bir fincan sıcak çayın ayrı bir önemi vardır. Sohbetlere eşlik eden, kışın içimizi ısıtan, rahatlatan bir fincan çay her durumda ikram edilebilir. Genel olarak siyah çay tüketilse de özellikle son dönemlerde yeşil çay ve beyaz çay çeşitleri de hayatımıza girmiştir. Farklı yörelerimizde demleme ve sunum çeşitliliğiyle de çay tarihine farklı katkılarımız olmuştur. Kıtlama yapmak, ince belli bardakta çay içmek ayrı bir keyiftir ülkemizde.

Her ülkenin çayı demlerken, sunarken ve içerken farklı gelenekleri vardır. Rusya’da her öğünde çay içilir. Fas’ta her çaya mutlaka bolca nane eklenir. Hindistan’da baharatların yoğun kullanıldığı çaylar popülerdir. Tibet’te acı çay içmek için saatlerce demleme yapılır. Ülkelerin çay geleneği farklılık gösterse de tüm gün boyunca bize eşlik eden çay aslında hayatımızın keyifli bir parçasıdır.




Çay Kitabı ( Kakuzo Okakura)

30 Ekim 2017 Pazartesi

Çayın Tarihi




Çay (Camellia Sinensis) bitkisi, ilk olarak milattan önce 2737 yılında, Çin'de medikal amaçlarla kullanılmaya başlanmıştır. Zaman ilerledikçe suyla bir araya gelerek lezzetli bir içeceğe dönüşmüştür. İlk içilebilir halde kullanılması milattan önce 10. yüzyıla denk geliyor. Suyla birlikte keşfedilmesi hakkındaki en yaygın efsane Çin tıbbının ve farmakolojinin babası olarak bilinen İmparator Shen Nung’unkidir. Hikayeye göre, birgün ağaç gölgesinde dinlenen ve her zaman sıcak su içen Shen Nung, birkaç bitki yaprağının sıcak su dolu kazana düştüğünü görür ve bu suyu içen Nung tadını lezzetli, canlandırıcı ve ferahlatıcı bulur.İ mparator bu içeceğin ordusuna dinçlik vererek dayanıklılığını arttırdığını görür ve kullanılmasını teşvik eder. Bu dönemde yayılan bu mistik içecek Çinli Budist rahiplerin meditasyonlarında yer almaya başlar. Bu rahiplerin Japonya’ya geçmesiyle içecek burada da yayılmaya başlar.

Ve böylece günlük bir içecek olarak çay dünyaya yayılmaya başladı.Bu dönemde İpek yolunda Ortadoğu’ya çay ve porselen de taşınıyordu. Ruslar 18.yüzyıla kadar develerle çayları ülkelerine taşıyorlardı. Sibirya demiryolundan sonra yılda 200-300 tren Japon çayını Rusya’ya taşıyordu. Çay, Avrupa’ya ise Portekiz ve Hollandalı tüccarlar sayesinde yayılır. Çay, Avrupa’da ilk 1559 da duyulur. 1650’ler de ise artık Çin porselen demlikleri Avrupa’dadır. O dönemde Avrupa’da ki içme suyu sıkıntıları yüzünden sadece kaynatılmış su yada bira tüketilmesi de çayın bu coğrafyaya yayılmasına katkı sağladı.18. yüzyıldan sonra Avrupa’da kahvelerin yanında büyük bir patlamaya geçen çay bahçeleri ise görünüş bakımından adeta şehirlerin içinde bir cennet gibilerdi. 19.yüzyılda artan talep üzerine çayın Hindistan’da da üretilmesi üzerine çay zenginlik belirten bir içecek olmaktan çıkıp halka yayıldı. Farklı dönemlerde yapılan ve yarım kalan denemelerin ardından 1935 yılında yurt gezisine çıkan Başbakan İsmet İnönü, Rize’ye geldiğinde çay üretimi için burada başlatılan girişimi görmüş ve konuya önem vererek Ankara Ziraat Fakültesi’nden bir heyeti bölgeye göndermiştir. Yapılan çalışmaların ardından 1938’de Rize Çay ve Fidanlıklar müdürlüğü yeniden faaliyete geçerek Türkiye’de ilk kez büyük çaplı kuru çay üretimine başlanılmıştır.

Her ülkeye farklı hikayelerle giriş yapan çay bitkisi kısa sürede farklı çay kültürleri ile en çok tercih edilen içeceklerden biri olarak hayatlarımızdaki yerini almıştır. 

Hikayeler ve kültürler farklı olsa da bir fincan çayın verdiği keyif ve lezzet tüm kültürlerde ortak olsa gerek…

☕️ 🌿

**Kaynaklar: 
*Okakura Kakuzo Çay Kitabı
*DR.PENNY STANWAY/ ÇAY MUCİZE GIDALAR